cukurova_013

Bugün zorlu bir günü arkamda bıraktım.

Çalışıp sigara içmediğim ilk gün olarak tarihe kazınmasını istiyorum. Çukurova üniversitesindeyseniz şayet bugün mutluka turuncuları görmüşsünüzdür. Bugün okulu turuncuya boyadık.

Firs Sensation çok ilgi gördü. Sanal gözlüklerimizle unutulmaz anlarını yaşayan Çukurova’lı öğrenciler ise çok mutluydu. Ağzımızda sakızımız tüm okulu dört döndük .

Her zamanki gibi stresli bir operasyondu. Böyle büyük markaların işlerini yaparken içim kıpır kıpır oluyor. Youthrep’in biz KMY’ler için hazırladığı T-shirt’ü giyerken çok heyecanlandım. Sanki maça çıkmadan önce hazırlanan bir futbolcu gibi hissettim kendimi. Teknik drektörüm Deniz ‘e de çok teşekkür ediyorum. Bu operasyonu hakkıyla yürütüyor. Tüm Türkiye’yi ben gibi bir çok arkadaşım turuncuya boyuyoruz.

Yoğun geçen günün ardından Sinerji Kolu’nun geçen seneki başkanı Veli aradı. Natali Yeşilbahar’ı tanıyıp tanımadığımı sordu. Tabii ki tanıdığımı söyledim. Öyleyse akşam yemeğinde mutlaka bize katıl seninle tanışmak istiyor dedi. Böyle yorucu bir günün ardından kendimle muhasebeye giriştim. Gidip gitmemek arasında çok kaldım ama iyi ki gitmişim diyorum.

Sinerji’deki kıpır kıpır arkadaşlarla tanıştım ve Natali ile de tanışmış olduk.

İşin garibi aylardır MSN ve Friendfeed’de koyu sohbetler ettiğim Özer abi ile yüz yüze tanışmama vesile oldu Natali. Güzel hoş sohbetler ve Adana kebabın eşliğinde bu günü tamamladım. Yarın öbürgün ve öbürgün ve öbürgün de bugün gibi yoğun geçecek ve irademi daha da güçlendirmiş olacağım.

Bugünden çıkardığım derslere gelirsek şayet :

Tembellik etmemek gerekiyormuş.
Ne kadar yoğun olursan aslında sigara’dan o kadar uzak kalabiliyorsun

Uzun günler daha kolay geçmeye başladı artık.

Biliyor musunuz kız arkadaşımla da tam olarak bugün iki buçuk yılı bitirmiş oluyoruz.  Hayatıma yön veren bu güzel kız son 2.5 senedir kahrımı çekiyor.. :)

Nice nice yıllara dileklerimi hem ilişkimin devam etmesi için hem de sigarayı bir daha ağzıma almamam için kendime iletiyorum .. Müthiş bir cümle oldu farkındayım ama gecenin 3′ü şu anda. Bu satırları yazdıktan sonra yatağıma kıvrılıp ertesi günün bana neler getirebileceğini düşünecem.

Çok absürd fikirlerim var arkadaşlar bunları video’ya döktüğüm an benle gurur duyacaksınız eminim.

Yoğun hafta beni bekler. . .

bitanem

Uzun zamandır görmediğim liseden 2 arkadaşımla güzel bir haftasonu geçirdim.

Sigarayı bırakmamla alakalı olmasa da burayı bir günlük gibi de tutuyorum. O eski günleri yaad etmek gerçekten güzeldi. Ayrıca bu 2 arkadaşım da sigarayı bırakmama çok sevindi ve tam destek verdiler.

Öncelikle İpekyolu Kahve Evine gittik. Adana ‘da Toros caddesi üzerinde bir ara sokakta çok şık bir kahveci. Adana’ya mocha’yı öğreten kahveci de diyebiliriz. Burada pek oturmadık çünkü kahve lafını duyunca bile krize giriyorum şu aralar . Arkadaşları da ikna edip Fotoğrafya’ya gittik.

Şeftalili ice tea eşliğinde güzel bir sohbet :)

Ardından da Arkadaşımın evine gidip aile hasreti giderdik. Gurbette okuyan bir öğrenci en çok aile evlerini özlüyormuş bunu da farketmemi sağladı bu .

2 arkadaş demekten biraz sıkıldım. Açıklıyorm Canseri ve Duygu :)

Duygu ertesi günde bize geldi. Üniversiteyi aramızda ilk bitiren olması ve çalışması münasebetiyle en yoğun olanımız Duygu’yu pek bir özlemişim. İnsana deli dolu olma isteği çağrıştırıyor. Biraz dedikodu biraz ordan biraz burdan koca bir haftasonunu daha bitirdim. Bu hafta iş haftası olacak benim için. Bakalım işin stresine de dayanırsam sigarayı kesin bıraktım demektir.

insan kendisine verilen emaneti iyi saklamalı değilmi.İşte bedenimizde ALLAH’ın bize bir emaneti,onu nekadar güzel kullanırsak emanetimize sahip cıkmış oluruz.
Ben öncelikle seni tebrik ediyorum oğlum,çünki senin canının acıması benim canımın acıması,her içine cektiğin nefeste ben öyle çok üzülüyordum ki, sen bunun belkide hiç farkında bile değildin,sigarayı bırakmakla bana en güzel hediyeyi verdin ,bunun için teşekkür ediyorum.İşte anneler böyle ,çocukları iyi birşey yapınca en çok onlar mutlu oluyor.Ben senin bu çabanda en fanatik destekcinim unutma… Başaracagına eminim ..Sana inanıyorum ve seni çok seviyorum ) sabrın sonu bırakmaktır emin ol.

Dün sigara içen bir arkadaşımla konuşurken (ismini vermek istemiyor. malum ailesi bilmiyor içtiğini )  çok özlü bir söz söyledim.

En azından bu laf benim hoşuma gitti belki sizlerin de hoşunuza gider.

“Sigara aslında hayatın boşluklarını dolduruyor” Yani boş insanların bir uğraşı.

Hangi durumlarda sigara içiyorsunuz bilmiyorum ama kendi deneyimlerimden yola çıkarak ;

  • Dolmuş beklerken .
  • Çay , kahve , kola her türlü sıvı içeceğin yanında .
  • Yemekten sonra .
  • Boş boş otururken.
  • Ders çıkışı .

….. uzar bu liste.  Hepsinin değil ama çoğunun bir ortak noktası var. Yapacak bişeyin olmadığı zaman vakit geçirmek için (yaklaşık 10 dakika ) yaptığın bir eylem. Bu da zaten alışkanlığının tek sebebi. Sigarayı bırakan bir insanı en çok zorlayan sigaranın fizyolojik veya piskolojik bağımlılığı değil . Onunla geçirdiği uzun yılların vermiş olduğu alışkanlık. İstemsiz olarak canım sıkılınca bişeyleri beklerken hala elimi çantama atıyor ve sigaramı arıyorum . Sonra kafam dank ediyor ve sigarayı bıraktığımı hatırlıyorum.

Sigara bıraktığınız zaman hayatınızı bir süre de olsa hiç boş geçirmemeniz gerekli . Sürekli bir aktivite içinde olmanız lazım . Boş durduğunuz an sigara aklınıza gelir ve içmek istersiniz .

Sanıyorum ki bu çok yemek yeme olayı da burdan geliyor. Hani canım sigara istiyor mesela ama ne yapmalı içmemeli onu o an unutmalı . Hemen gidip bişeyler atıştırmalı,çekirdek çitlemeli vs. vs.

Yani aslında sigara hayatımızdaki boşlukları dolduran bir şey.

Sigara bildiğiniz üzere lüks bir içecek. Ortalama içen kişinin cebinden ayda 120 -130 -140 ….  (uzar)  TL gidiyor. Bu parayı neden hayır işlerine harcamayım diye kendi kendime düşündüm. Hem vücuduma iyilik yapıyorum şu anda hem de ruhuma.

Türkiye sakatlar derneği

Yolda giderken bugün genç bir kız elime bir dergi tutuşturdu. Ben ilk başta broşür sandım sonra bunun “Türkiye Sakatlar Derneği” nin aylık mecmuası olduğunu farkettim. Fiyatı 3 TL ‘di . O an kendimle muhasebemi yaptım ve evet bugün sigaraya para vermedim bunu yapabilirim dedim. 20 TL verdim para üstü 15 TL aldım kız bozukluk vermeye çalışıyordu kalsın dedim . Bu da ekstra bağışım olsun ..

Bu dergiyi satan kızda tıpkı benim gibi Çukurova Üniversitesi’nde okuyormuş.

Sizde Türkiye Sakatlar Derneğine bağışta bulunmak istiyorsanız ;

Hesap numaraları :

Türkiye Sakatlar Derneği Genel Merkez:

Türkiye Halk Bankası (Banka Kod/849)
Aksaray-İstanbul Şubesi (Tl)
Hesap No : 16000031

T.C. Ziraat Bankası (Banka Kod/960)
Vatan Caddesi-İstanbul Şubesi (Tl)
Hesap No : 2069237-5001

T.C. Ziraat Bankası (Banka Kod/960)
Vatan Caddesi-İstanbul Şubesi (Euro)
Hesap No : 2069237-5002

T.C. Ziraat Bankası (Banka Kod/960)
Vatan Caddesi-İstanbul Şubesi (Euro)
Hesap No : 2069237–5003

Kuveyt Türk Katilim Bankasi
Besyuzevler Subesi
Hesap No: 777888
Ayrıca uzun zamandır 2. telefona ihtiyacım vardı. 2 hattımı değiştire değiştire tek telefonda kullanıyordum. Kendime Nokia ‘nın 1203 modelini aldım. Hiç bir özelliği yok alo demek için bir telefon. 70 lira da buna verdim. Ne de olsa artık sigaraya para harcamıyorum. Hem vücuduma hem de ruhuma iyilik yapıyorum .

Bugün Facebook’ta Sezgin ‘in  paylaştığı bir video ile karşılaştım. Şayet bu video ile daha önce karşılaşsam o dakka sigarayı bırakmayı düşünürdüm.

Slogan : Every Cigarette Is Doing You Damage

İçtiğin her sigara sana zarar verir söyleminden yola çıkarak etkileyici ve vurucu bir video hazırlamışlar.

Fazla söze hacet yok . Buyrun sizi video ile başbaşa bırakıyorum .




Öncelikle destek veren siteyi ziyaret eden herkese çok teşekkür ediyorum . Bu kadar ilgi olacağını tahmin etmiyordum açıkcası.

Destek verenleri destekleyenler kısmından görebilirsiniz.

Dumansız bir hafta bir tiryaki için ne demek isterseniz gelin bunu biraz anlatayım sizlere;

İlk günler saatleri sayıyordum ve kendime şu kadar saat sonra şu ödülü vercem diyordum .  Sonra günleri saymayı başladım. Aslında en mantıklısı hiç saymamakmış herkes öyle diyor ama olsun sayıyorum ben çok eğlenceli. Kendimi daha güçlü hissediyorum saydıkça vaybee diyorum 1 haftadır sigara içmemişim. Öncelikle ilk günden itibaren bir nefes açılması ve iştah kabarması yaşıyorsunuz. Herkes der sigarayı bırakınca 5 kilo aldım yok 10 kilo aldım. Bilmiyorum benim vücudumda baya bi müsait bu konuda alacam gibi çünkü abartı derecede yemeğe düşkün hale geldim. 3 . gün öksürük başlıyor. O öksürük beni daha iyi hissettirdi inanır mısınız gece kalkıyorum öksürmekten. Boğazımdaki birikmiş kir pas çıkıyor tuvalete tükürmeye gidiyorum . Tükürdükçe ciğerlerimin temizlendiğini hissediyorum . Bunu hissettikçe yaptığım şeyin ne kadar akıllıca olduğunu görüyorum. Hayata bile bile lades denir mi ? Sigara içen tiryakiler buna evet denir diyor. Beni 50 yılda öldürecek bişeyden niye korkayım diyor.  Hayat kısa bas gaza diyor !!! Ama bunların hepsini içindeki tiryakiliğe borçlu.

Sabahları göğsümdeki ağrıyı hissetmeden uyanmak … Müthiş tecrübeler bunlar inanın. Sigarayı ağzına almamış birisi bunu bilmez. Sabah o leş gibi ağız kokusuyla birlikte bir de göğüs ağrısı çeker tiryaki. Ama bıraktığın ilk günden itibaren bu koku ve ağrı seni terkediyor haberin var mı ?

Arkadaşlarıma bu blogtan bahsettiğimde ” haa o senin mi ? “gibi tepkiler veriyorlar. burdan da iyi bi iş çıkardığımı düşünüyorum. Ama bu blogu daha çok kişiye ulaştırmak benim yegane amacım olacak.

1 kere bir fırt çekeyim dedim acaba nasıl gelecek tadı bu sigaranın diye. Dumanı ağzıma almamla dışarı fırlatmam bir oldu. Resmen acı geldi tadı. İlk başlarda nasıl içmişim ben bu mereti diye hatırlamaya çalıştım evet tadı aynıydı ama içiyordum. Rezillik!!

ayrıca 2 gündür nikotin sakızı da kullanmıyorum. Kanım sanırım temizlendi.

İyi hissetmek herkezin hakkı. Bu hakkı kendinize verin.

Yazıyı yazma fikri FF’ deki yeni logo konusuna yazdığım yorumdan çıktı, Teşekkürler Bahadır :)
Sigarayı bıraktığımın 6. senesi içerisindeyim ve yaklaşık 9 sene tüketemediğim temiz hava hasretini dolu dolu giderdiğim mutluluk dolu 6. sene :)

Sigarayı askerlik döneminde birçok kişinin aksine sayıyı azaltmayı başardım fakat ne yazık ki bunda pek başarılı olamadım ve yine içiyordum bazı günler keşke “Camel” değişmeseydi de şöyle keyifle içseydim dediğim zamanlar oluyordu. Ancak askerden döndüğümün 3 ya da 4. ayında sabah duşumu alıp işe gitmek için çıktığım yola otobüs durağında işe gitmek için bekleyen bir arkadaşımı görmüştüm yaklaştım ve ayaküstü muhabbete başlamıştık. Muhabbet devam ediyordu fakat benim aklım da “ben sigara içtiğimde böyle mi kokuyorum” sorusu dönüp duruyordu. Yeni duş alıp ve güzelim temiz havayı koklarken (İstanbul’da nadir eksozsuz bir sabah idi sanki) bu koku beynimden vurmuştu beni.

Arkadaşım kusuruma bakmasın ama sanırım üzerindeki kıyafetler akşamdan kalmaydı, sanki sabaha kadar sigara içmiş ve kahvaltıdan önceki sigara keyfini yaşıyordu bense aldığım koku ile sigara bırakma kararımı perçinliyordum :)

Ve sonrasında bir süre içmeme kararıma müteakip içmek için aradığım zamanlar da oldu ama o koku aklıma geldikçe vazgeçtim her seferinde. Böyle bir başlangıçla 6. senemin mutluluğunun tadındayım.

Ayrıca her sigara içen bir ortama girsem o koku mahvediyor beni, ya çıkıyorum ortamdan ya da söndürmelerini istiyorum, hele de otobüs durağında içenler olduğunda ters ters bakıp yerimi değiştirmek zorunda kalıyorum. Ama her şekilde mutluyum :) mesela evimin yokuşunu tıkanmadan çıkabiliyorum :) eve gelince off bu ne koku diyen ailemin koku sorunu yaşamadığı mutluluğu da mutluluk katıyor :) Yaşasın Dumansız Hava Sahası :)

Paylaşmamı sağlayan Bahadır’a tekrar teşekkür ederim.

Bugün olağan şekilde devam etti.

Ciddi bir kriz atlattım ama nikotin sakızı dahi içmedim. Uzun süren dersleri sevmeye başladım. Nefes aldığım vakit ciğerimin full temiz havayla dolduğunu hissetmek çok güzeldi.

Yavaş yavaş sigara kokusundan rahatsız olmaya başlıyorum. Bugün yanımda içilen sigaradan rahatsız olarak başka bi yere oturdum. Sanırım onu uyarmalıydım duman beni rahatsız ediyor diyerek ama daha başlardayız.